Dağlık Kilikia’da Antik Dönem’de Kentleşme ve Kırsal Yerleşimler Arkeolojik Yüzey Araştırması bugün Mersin iline bağlı Silifke ve Erdemli ilçeleriyle bunların köylerini kapsayan ve Olba Territoriumu olarak da adlandırılan alanda; Mersin Üniversitesinden Doç. Dr. Ümit AYDINOĞLU başkanlığında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izniyle sürdürülmektedir.



Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izni ile, Mersin iline bağlı Erdemli ve Silifke ilçeleri arasındaki dağlık bölgede, Antik Döneme ait yerleşimler, bunların oluşturdukları bölgesel yerleşim düzenlemesi ve bunun oluşmasında önemli bir rolü olan kırsal yerleşimleri ortaya çıkarabilmek amacıyla baş arkeolojik yüzey araştırmaları sürdürülmektedir.


Bu araştırma, coğrafi ve tarihsel olarak belirli bir bölgeyi kapsamaktadır. Burası, Dağlık Kilikia bölgesinin doğusunda yeralmaktadır. Hellenistik Dönemde bu alanda bir tapınak devlet egemenliğinin olduğu ve bu bölgenin Olba Territoriumu olarak adlandırıldığı, Diokletianus Dönemiyle birlikte bu alanın Isauria eyaleti olduğu bilinir. Günümüzde ise Mersin ili Silifke ve Erdemli ilçeleri arasında kalan cografyayı kapsamaktadır. Buradaki iki nehir Territorium’un sınırlarını belirler. Kalykadnos (Göksu) ve Lamos (Limonlu) nehirleri arasında kalan bölge içerisinde çeşitli dönemlere ait çok sayıda yerleşim bulunmaktadır.


Bölgede sürdürdüğümüz yüzey araştırmalarında, bugüne kadar farklı dönemlere ait ve farklı büyüklüklerde çok sayıda yerleşim kayıt altına alınmıştır. Bunların çoğu iyi korunmuş kalıntılarıyla dikkat çekicidirler. Yerleşimlerin Hellenistik Dönemden gelen ve Roma ve Geç Antik Dönemde de devam eden bir sürekliliğe sahip oldukları görülür. Bununla birlikte dönemler içerisinde yerleşimlerin karakterlerinin değiştiği de izlenebilmektedir. Bu yerleşimler, kuruldukları dönemlerin siyasi ve kültürel şartlarını yansıtmaları açısından önem taşımaktadırlar. Hellenistik Dönem yerleşimlerinin sahip oldukları savunma işlevi öne çıkarken, Roma Dönemi ve sonrasındaki yerleşimlerin üretime yönelik kırsal karakterleri dikkat çekicidir. Ayrıca Roma Dönemi ve sonrasındaki yerleşimlerin bazılarının, kendilerinden önce kurulmuş olan Hellenistik Dönem yerleşimlerinin içinde ve etrafında gelişmeleri, Territoriumda yerleşimlerin gelişim ve değişim sürecini açıklayabilecek olması açısından önem taşımaktadır.


Tespit edilen yerleşimler, bölgenin Antik Dönem ekonomisinde tarımsal üretimin önemli bir rol oynadığını ve üretime yönelik farklı modeler olduğunu göstermektedir. Araştırmanın gerçekleştirildiği bölgede, yerleşimler bütün coğrafyaya yayılmış durumdadırlar ve buralarda çok sayıda üretim donanımı da tespit edilmiştir, ayrıca yerleşimlerin tipolojik olarak çeşitlilik gösterdiği de belirlenmiştir. Yerleşimlerin ortaya çıkmasında coğrafi/iklimsel ve sosyal/siyasi şartların etkili olduğu anlaşılmaktadır. Bölgede, iç bölgelerle sahil arasında ulaşım bağlantısının kolaylıkla sağlanabileceği vadilerin ve yolların varlığı yerleşimlerin kurulmasını etkileyen coğrafi şartlardan biridir. Bu yollar üzerinde, sahildeki antik kentlere yakın alanlarda yerleşim, atölye ve çiftliklerin kurulduğu bilinmektedir. Bu yol rotalarında çok sayıda yerleşimin tespit edilmiş olması sahildeki antik kentler ve khora arasındaki ilişkiyi açıklaması açısından önem taşımaktadır.


Bölgede Roma Dönemi ve sonrasındaki yerleşimler çeşitlilik göstermektedir. Bunlar arasında kentlere yakın konumdaki orta ya da büyük boyutlu köyler, küçük köyler, basit ve kompleks çiftlikler, ürünün işlenmesi için köylerin içinde ya da bağımsız şekilde yapılmış atölyeler bulunmaktadır. Bir diğer önemli özellik ise, tespit ettiğimiz bazı yerleşimlerde kentsel mimarlık özellikleri taşıyan yapıların (anıtsal kapılar, antik yollar ve kiliseler vb.) varlığıyla karşılaşılmasıdır ve bu durumun bölgedeki yerleşim düzenlemesinin bir özelliği olduğu anlaşılmaktadır.

 

 

Anasayfa        Yüzey Araştırması        Araştırma Ekibi        Yayınlar        Tapureii Çalışmaları       Kanlıdivane Çalışmaları       Galeri       İletişim