Anasayfa        Yüzey Araştırması        Araştırma Ekibi        Yayınlar        Tapureii Çalışmaları       Kanlıdivane Çalışmaları       Galeri       İletişim

KANLIDİVANE (KANYTELLİS) ANTİK YERLEŞİMİ ÇEVRE DÜZENLEME PROJESİ ARKEOLOJİ ÇALIŞMALARI

Kanytellis (Kanlıdivane) Mersin’in en iyi korunmuş ve en çok ziyaret edilen antik yerleşimlerinden biridir. Sahip olduğu doğa şartlarının yanısıra merkezindeki obruk olarak adlandırılan devasa yer çöküntüsü, buranın merak edilen bir yer olmasına yol açmıştır. Bu ilgi Antik Dönemden günümüze kadar da gelmiştir. Ancak, Toros dağlarının bir çok yerinde olduğu gibi burada da zor cografya ve bitki örtüsü antik yerleşimin bilimsel olarak incelenmesinin önündeki en büyük engeldi. Dağlık Kilikia bölgesinde Arkeolojik Yüzey Araştırması sürdürmemize karşın, bu çalışmamızı sağlayan gerekli şartlar, “Kanlıdivane Koruma ve Geliştirme Projesi” sayesinde ortaya çıkmıştır. Bu proje sayesinde, Kanytellis kendisini saran bitki örtüsünden -bir süre de olsa- kurtulmuş, ekibimiz de bu fırsatı değerlendirerek enerjisini bu antik yerleşim için harcamıştır.

Proje kapsamında katkı sağlayanlar dolaylı da olsa arkeoloji çalışmalarına ve sonunda bir  kitabın ortaya çıkmasına da yardımcı olmuşlardır. “Kanlıdivane Koruma ve Geliştirme Projesi” çalışmaları 2011 yılında Mersin Valiliği yürütücülüğünde ve Mersin Üniversitesi bilimsel danışmanlığında başlatılmıştır. Antik yerleşimin koruma-kullanım şartlarının oluşturulması, planlama, sunum, uygulama ve denetim aşamalarına ait çözümler üretmeyi hedefleyen bu proje içerisinde Mimar, Arkeolog, Jeolog gibi meslek grupları birlikte çalışmışlar ve bilgi üretmişlerdir. Çalışmalar kapsamında, bilimsel ekiplerin yanısıra çok sayıda kurum ve kişi de yeralmış ve destek sağlamıştır.

Bütün bu grupları biraraya getirebime becerisini gösteren, projenin mimarı Nida NAYCI olmuştur. Kurumsal olarak ise Mersin Valiliği projenin yürütücülüğünü üstlenmiş ve Vali Yard. M. Suphi OLCAY projenin takipcisi olmuştur. Antik yerleşimdeki temizlik çalışmalarına ise Erdemli Orman İşletme Şefliği, Alata Orman İşletme Şefliği ve İl Çevre Müdürlüğü iş gücü sağlamışlardır. Erdemli Kaymakamlığı, Kumkuyu Belediyesi ve Erdemli Belediyesi de ekipman desteği ile katkıda bulunmuşlardır.

Kanytellis’deki Arkeolojik çalışmalar ise Mersin Müzesi ve Müze Müdürü Songül CEYLAN BALA’nın denetiminde sürdürülmüştür. Mersin Müzesi’nden Arkeolog Filiz KEREM arazi çalışmalarını yürütmüş, kendisine belli dönemlerde aynı müzeden Yaşar ÜNLÜ de eşlik etmiştir. Çalışmalara antik yerleşimin görevlileri Mustafa Alpaslan SAPMAZ ve Aslan YİĞİT da katkı sağlamışlardır ve ekibimize sürekli bir misafirpeverlik göstermişlerdir.

Bölgede Arkeolojik araştırmalar sürdüren ekibimiz ise Kanytellis’de uzun soluklu bir çalışma gerçekleştirmiştir. Bu kapsamda antik yerleşimin temizliğinden sonra görünür hale gelen çok sayıdaki yapı tespit edilmiş, bunlar total station ölçümleriyle harita üzerine aktarılmış, bazı yapılar ve eserler mimari plan ve kesit olarak belgelenmiş, fotograflanmış ve kataloglanmıştır. Bu çalışmalara katılan Doktora öğrencisi Arş. Gör. Ahmet MÖREL ve Özlem DÜZENLİ (MA) bu çalışmaların gerçekleşmesinde büyük paya sahiptirler ve zamanlarının çoğunu antik yerleşimde geçirmişlerdir.

Çalışmalarda elde ettiğimiz veriler bir kitapta biraraya getirilmiştir. Bunun yanısıra, diğer bilim alanlarıyla da ortak çalışmalar sürdürülmüş ve Jeoloji çalışmalarının yanı sıra ören yeri koruma ve alan yönetimine yönelik yapılan çalışmalara ait sonuçlara da kitap içerisinde yer verilmiştir. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi konusunda alanlarında uzman çok sayıda bilim insanı katkı sağlamıştır. Onların katkıları olmasaydı elde ettikleri sonuçların biraraya geldiği bu kitap ortaya çıkmazdı.

Tarihsel Süreç İçerisinde Kanytellis (Kanlıdivane)

Kanlıdivane’deki antik yerleşim, bugün Mersin ilinin yaklaşık olarak 60 km. batısında ve Mersin Silifke karayolunun 3 km. içerisinde yeralmaktadır. Yerleşim konum olarak burada bulunan ve obruk olarak adlandırılan büyük bir yer çöküntüsünün etrafına kurulmuştur. Elde edilen veriler, antik yerleşimin Hellenistik Dönemden Geç Antik Döneme kadar (yaklaşık olarak MÖ 2- MS 7. yüzyıllar arası) kesintisiz bir şekilde iskan gördüğüne işaret eder. Obruk kenarında iyi korunmuş durumdaki kilise kalıntılarından anlaşıldığı kadarıyla yerleşim Geç Antik Dönemde büyümüş ve farklı bir karakter kazanmış olmalıdır. Bu dönem ait kiliselerin yanısıra çok sayıdaki evin ve zeytinyağı atölyesinin varlığı, yerleşimin bu evrede önemli bir üretim merkezi olduğuna işaret eder.

Yeni Tespitler Işığında Kanlıdivane’nin Önemi

1. Sahip Olduğu Görkemli Mezarlık Alanlarıyla (Nekropolis) Roma Dönemi Yerleşimi

Elde edilen veriler, Kanlıdivane’nin Roma Döneminde oldukça önemli bir Antik Dönem mezarlığına (nekropolis) sahip olduğunu gösterir.  Ekibimiz tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda, yerleşimin obruktan itibaren kuzeye doğru yükselerek devam eden Antik Dönem mezarlığında çok sayıda mezar açığa çıkartılmıştır.  Lahit ve anıt mezarların bulunduğu bu kuzey mezarlık alanının yaklaşık olarak 4,5 ha. alanı kapladığı görülmektedir ve bu durum yerleşimin Roma Döneminde sahip olduğu önem ve büyüklüğe  işaret etmesi açısından önem taşır. Bugüne kadar, sadece birkaç lahitin varlığının bilindiği bu alanda yapılan ilk incelemelerde şu ana kadar farklı tiplerde 100 kadar lahit ve anıt mezar tespit edilmiş olması dikkat çekicidir ve yapılan ilk incelemelerde, buradaki mezarların M. S. 2/3. yüzyıla tarihlendikleri anlaşılmaktadır.

2. Zeytinyağı Üretim Merkezi Olarak Geç Antik Dönem Yerleşimi

Kanlıdivane hakkındaki kısıtlı sayıdaki çalışmada burası, yüzeyde görülen kalıntılardan dolayı şimdiye kadar bir Geç Antik Dönem kutsal alanı olarak tanımlanmıştır. Yerleşimde buna işaret eden iyi korunmuş durumda dört kilisenin varlığı ve bölgedeki obrukların çevrelerinde bu tür kutsal alanların bulunması (bkz. Cennet Cehennem) bu düşüncenin genel kabul görmesine yol açmıştır. Bununla birlikte, Çevre Düzenleme Projesi kapsamında yapılan arkeolojik çalışmalarda, sadece kiliselerin varlığından yola çıkarak, burasını bir kutsal alan olarak tanımlamanın yanlış olacağı tespit edilmiştir. Sürdürülen arkeolojik araştırmalar sonucunda, bugün korunmuş durumda olan ve ev olarak tanımlanmış çok sayıdaki yapının zeytinyağı atölyesi olarak kullanıldıklarının tespit etmiş olmamız, yerleşimin farklı bir karakterine işaret eder. Bu atölyelerin içlerinde, zeytinin ezilmesi için kullanılan kaldıraç ilkesiyle çalışan ve baskı kollu olarak adlandırılan presler vardır. Ayrıca, bu atölyeler içerisinde zeytin çekirdeğini kırmak için kullanılan kırma teknelerinin ve kırma taşlarının da tespit edilmiş olması bu mekanların zeytinyağı üretiminde kullanıldıklarını göstermesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca, bu tip preslerle birlikte vidanın kullanıldığının bilinmesi ve vida ağırlık taşlarının da buradaki atölyeler içinde tespit edilmesi de önemlidir.

Tespit edilen tüm bu üretim donanımları Kanlıdivane’nin Geç Antik Dönemde önemli bir zeytinyağı üretim merkezi olduğuna işaret eder. Kanlıdivane’nin, antik bir limanın oldukça yakınında bulunması (Akkale/Tırtar), üretimin yoğun olarak yapıldığı iç bölgelerle sahil arasındaki ana rotalardan biri üzerinde yeralması ve  özellikle zeytin yetiştiriciliği için uygun teraslara ve iklime sahip olması, burasının Geç Antik Dönemde önemli bir üretim merkezi olmasına yol açmış olmalıdır. Bu atölyeleri ortaya çıkarabilmek ve Çevre Düzenleme Projesi kapsamında değerlendirebilmek amacıyla arkeolojik kazılar da gerçekleştirilmiştir. Buöylece, antik yerleşimn sahip olduğu potansiyelin daha iyi tanınması sağlanacaktır.

KANYTELLIS: Kanlıdivane Dağlık Kilikia’da Bir Kırsal Yerleşimin Arkeolojisi


Doç. Dr. Ümit AYDINOĞLU

Yayıncı : Ege Yayınları

ISBN No: 9786054701261 Kanytellis (Kanlıdivane), Dağlık Kilikia bölgesinin doğusunda, Türkiye’nin Akdeniz kıyısında, Mersin ilinin yaklaşık olarak 60 km. batısında yer almaktadır. Yerleşim konum olarak burada bulunan ve obruk olarak adlandırılan büyük bir yer çöküntüsünün etrafına kurulmuştur. Bu kitap zengin arkeolojik kalıntılara sahip yerleşimin arkeolojisini incelemeyi hedeflemektedir. Yerleşimin tarihsel süreci, mezarları ve nekropolisleri, mimari süslemeleri, seramik buluntuları, yazıtları, kabartmaları, üretim teknolojileri, jeolojisi ve çevre düzeni projesi hakkında bilimsel sonuçlar bu kitap içerisinde biraraya getirilmiştir.